Çin ekonomisine karşın deflasyon pranga olmaya devam ediyor

“`html

Çin’in Ekonomi Politikasında Tüketim ve Hedefler Üzerine Yeni Gelişmeler

Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) Merkez Komitesi, hane halkı tüketiminin artan önemine rağmen, bu alandaki politikaların teknoloji ve sanayi ile aynı hızda gelişmediğini ifade ediyor.

Geçtiğimiz hafta, ÇKP’nin 15. Beş Yıllık Planı’nın detaylarının ele alındığı 4. Plenum oturumu sona erdi. Bu oturumda, 2026-2030 yıllarını kapsayan ekonomik ve sosyal hedeflerin formüle edilmesine yönelik öneriler üzerinde duruldu ve kabul edildi.

Çin, dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olarak, alınan stratejik kararların ülke ekonomisi üzerindeki yansımalarını değerlendiriyor. Belirlenen planda, gelecekte bilim ve teknolojideki yeterliliğin artırılması ve ulusal güvenlik alanındaki güçlendirmenin önemi vurgulanıyor. Çin’in modern bir endüstriyel altyapı oluşturması ve reel ekonomisinin güçlenmesi noktasında önemli adımlar atılması gerektiği ifade ediliyor.

2026 MART’TA YÜRÜLÜĞE GİRECEK

ÇKP Genel Sekreteri ve Devlet Başkanı Şi Cinping, 15. Beş Yıllık Plan’a dair önerileri Merkez Komiteye sunarak oturum hakkında yorumda bulundu.

Yapılan açıklamalar, 2026-2030 döneminin Çin’in 2035 hedefi olan “sosyalist modernleşmeyi tamamlama” sürecinde kritik bir aşama olacağını belirtiyor. Çin’in kalkınması, çeşitli stratejik fırsatların yanı sıra riskler ve belirsizlikler içermekte. Bu bağlamda, ÇKP’nin liderliği, halk odaklı yaklaşımlar, yüksek kaliteli gelişim arayışı ve kapsamlı reformların derinleştirilmesi gibi ilkelere önem verilmesi gerektiği vurgulanıyor.

15. Beş Yıllık Plan, Çin Ulusal Halk Kongresi tarafından Mart 2026’da onaylanarak yürürlüğe girecek. Asya Piyasaları Analisti Sadi Kaymaz, “Bugün küresel ekonominin sorunlarından biri, Çin’deki arz fazlasıdır,” şeklinde görüş bildirdi.

Kaymaz, bu durumun temel sebebinin Çin’in yatırım politikaları olduğunu belirterek, özellikle Şi Cinping yönetimiyle birlikte sanayi yatırımlarının artış gösterdiğine dikkat çekiyor. Ancak, talep tarafında düşüşler yaşanmakta olup, konut piyasasındaki dalgalanmalar tasarruf eğilimlerini etkilemektedir. Konut şirketlerinin yaşadığı sıkıntılar, güven kaybına yol açıyor.

Kaymaz, pandemi sürecinde uygulanan kısıtlamaların güven sorununu derinleştirdiğini belirtti. Ayrıca, Alibaba gibi teknoloji devlerine yönelik baskıların genç işsizlik oranını artırdığına dikkat çekti. Bu durum, kültürel olarak tasarrufa eğilimli bir toplumda hane halkı tasarruflarının hızla artmasına neden oldu. “Bugün banka mevduatları 23 trilyon doları aşmış durumda. Ancak iç tüketimi gösteren perakende satışlardaki artış oranı, potansiyelinin çok altında kalmış. Eylül ayında bu oran %3’e geriledi,” diyerek ekledi.

Mikro düzeyde incelendiğinde, hane halkı tüketiminin Çin ekonomisindeki payının %40’ı zor bulduğunu ifade eden Kaymaz, şu noktaları vurguladı:

“Geçen hafta ÇKP Merkez Komitesi’nde yeni beş yıllık plana son şekil verildi. Toplantı sonrası çıkan açıklamalarda teknoloji ve sanayinin önceliğinin altı çizildi. Tüketim hala ikincil konumda. Ancak, bu durum öneminin arttığını gösteriyor. Yetkililerin beş yıllık plan hedefleri arasında hane halkının GSYH içindeki payını artırma vurgusu dikkat çekiyor.”

Sanayi ve teknolojinin öncelikli olduğu gerçeği, hane halkı tüketiminde ani artışlar beklememek gerektiğine işaret ediyor. Dengesizliklerin düzelme ihtimali mevcut, ancak hane halkı tüketiminde öncelik verilmediği sürece bu sorunlar devam edecektir. Kaymaz ayrıca, “Çin’deki deflasyon sorununun çözümü, tekrardan arz tarafında aranmalıdır. Yaz aylarından itibaren, arz reformuna dair somut adımlar atılmaya başlandı. Aşırı kapasitenin azaltılması, şirket kar marjlarının arttırılması ve rekabetin kontrol altına alınması konularında adımlar atılmaktadır,” şeklinde ifade etti.

Kaymaz, hane halkı tüketiminin küresel dengesizlikleri azaltacak düzeye çıkması için yapısal reformların zaruri olduğunu belirtti. Sağlık sigortası sisteminin yetersizliği, halkın en büyük endişelerinden birini oluşturmakta ve hastaların tedavi masraflarını karşılamada zorluklar yaşanmakta. Bu da hane halkını tasarruf yapmaya yönlendiriyor. Diğer bir zorluk da demografi; nüfus yaşlanırken, tek çocuk politikası sonrası ortaya çıkan dengesizlikler daha görünür hale geliyor.

Kaymaz, genç işsizlik oranının resmi verilere göre %17 civarında olduğunu belirterek, “Her 3 gençten biri işsiz,” dedi. Ayrıca, konut fiyatlarının tasarruf ve servet sahibi bireyler için büyük bir engel teşkil ettiğini vurgulayarak, konut yatırımlarının son 30 yılda tasarruf alanı olarak kullanıldığını ifade etti. Dört yıllık konut fiyatı düşüşlerinin, tersine servet etkisi yarattığını ve Çin’in deflasyon sorununu aşmasının demografi, sosyal güvenlik ve konut piyasası reformları gibi faktörlere bağlı olduğuna işaret etti.

Son olarak, Kaymaz, Şi Cinping yönetiminin süresiz iç talep yaratımında parasal genişleme kullanma fikrine mesafeli durduğunu belirtti.

kaynak: patronlardunyasi.com

“`